|
hand knit,örgü,dantel,yemek,tatil,croche,örgü kulübü,kişisel,elişi,hobi,daha neler neler |
4/7/2009 - Sağlıksız Bilinen Sağlıklı Gıdalar
Sağlıksız Bilinen Sağlıklı Gıdalar
Bu zamana kadar sağlıksız bilinen abur cubur gıdaların gerçeği ortaya çıktı.. Amerikanın saygın medya kurumlarından Foxnews'te yer alan habere göre birçok abur cuburdan kaçınmaya gerek yok. İşte sağlıksız bilinen sağlıklı gıdalar
Çoğu insanın çocuklarının yemesinden endişe ettiği, diyet listelerinden çıkardığı abur cuburlar aklandı. Foxnews'te yer alan haberde, hangi abur cuburların sağlığa yararlı olduğu belirtiliyor.
PATATES CİPSİ Birçok insan, sağlıklı kalmak için patates cipsinden uzak duruyor. Fakat, beslenme uzmanları, tuzlu atıştırmalık olan patates cipsinin düşünüldüğü gibi kötü olmadığını söylüyor. Saf bitkisel yağda kızartılan patates cipsinin doymamış yağlar içerdiği için kalp sağlığına iyi geldiği belirtiliyor.
BİTTER ÇİKOLATA
Kalbi koruyan bir antioksidan içeriyor. Çikolatadaki doğal maddeler kan damarlarını kan basıncını azaltmaları için gevşetiyor. Ayrıca, bitter çikolata vücudunuz için faydalı olan magnezyum, demir, çinko, potasyum ve bakır gibi mineraller içeriyor. Patates cipsi gibi siyah çikolata da aşırıya kaçmadan ölçülü bir şekilde tüketilmeli.
PİZZA
Pizzayı içine katılacak maddelerle sağlıklı hale getirebilirsiniz. Beslenme uzmanları, en sağlıklı pizzada tam tahıllı un, ilave naturel zeytinyağı, domates sosu, bolca sarımsak, yemeklere tat vermek için kullanılan bitkiler ve sebzeler, yağsız protein ve yağı azaltmış süt ürünleri olması gerektiğini söylüyor.
İŞTAH AÇAN KURABİYELER
Yulaf unlu kurabiyeler, tam tahılla kaplandığında ve tereyağı yerine hindistancevizi yağı kullanıldığında sağlıklı oluyorlar. Ayrıca kurabiyelere fındık, kuru meyveler ve bitter çikolata rendesi karıştırıldığında tadı da mükemmel oluyor.
PATLAMIŞ MISIR
Herkes film izlerken patlamış mısır atıştırmayı sever, ancak mısırların yağlı olmadığından emin olun. Patlamış mısır tam tahıldır; obezite, kalp ve şeker hastalığı, belirli kanserler ve bunamaya neden olma riski azdır. Lif bakımından da zengindir. Bir porsiyon patlamış mısır, tam tahıllar için günlük kotanızı doldurmaya yeter.
KIZARMIŞ PATATES
Bazen kızarmış patatesten uzak durmak oldukça zordur. Uzmanlar, patateslerin saf bitkisel yağda kızarması durumunda kalp için sağlıklı doymamış yağlar sağladığını belirtiyorlar. Kızarmış patatesteki besin değerini artırmak için anti-oksidan bakımından zengin biberiye ya da sarımsak gibi çeşniler ekleyebilirsiniz.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
27/6/2009 - HARİKA BİR KOLYE MODELİ

BU KOLYE SETİ GİTTİ GİDİYORDA 41 YTL YE SATILIYOR HOŞUMA GİTTİ EKLİYORUM SEVGİLER
İŞLERİM BİTSİN AYNISINI YAPCAM
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/6/2009 - HARİKA BİR ÇARŞAF MODELİ
 
MERHABA ARKADAŞLARIM BAYA UZUN BİR ZAMAN OLDU SİZLERE GÜZEL ŞEYLE R SUNMAYALI HARIL HARIL KPSS İÇİN ÇALIŞIYORUM BENİ AFFEDİN VE BU GÜZEL MODELİ BİR ÖZÜR OLARAK SİZLERE SUNUYORUM BENİ MERAK ETMEYİN
HAVAM YERİNDE ALATURKA OLDUM ................
KEYİFLİYİM ALLAH BOZMASIN
SEVGİLER
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/5/2009 - Çocuklarda Grip
Grip, bilimsel adıyla influenza çok yaygın olarak görülen bir hastalıktır. Üst solunum yolunun viral bir enfeksiyonudur ve bulaşıcıdır. Aniden başlar ve genellikle yüksek ateşle kendini gösterir. Ateş çoğunlukla 38°C nin üzerindedir. Kuluçka süresi de genel olarak 2-3 gündür. Genellikle sonbahar ve kış aylarında görülür. Damlacık enfeksiyonu yoluyla, hasta ve taşıyıcı insanlardan sağlam insanlara bulaşan bu mikrop çok kısa sürede akciğerlere yerleşerek ağır tablolara neden olmaktadır. Grip, çocukların kendi kendine yenebileceği tehlikeli olmayan bir hastalık olarak gözükse de, kronik rahatsızlığı olan çocuklar için oldukça tehlikelidir. Diyabeti, astımı, kronik kalp rahatsızlığı, akciğer ve böbrek hastalığı varlığında grip önemli bir konumdadır. Özellikle 2 yaş altındaki çocuklar daha çok etkilenmektedir. Viral enfeksiyonlar vücudun bağışıklık sisteminde geçici bir düzensizliğe neden olmaktadırlar. Dolayısıyla da grip gibi rahatsızlıkların tedavi edilmemesi durumunda; zatürree, orta kulak enfeksiyonları ve sinüzit gibi komplikasyonlar oluşabilir. Gribin ve ateşin süresi 5 günden fazla sürüyorsa ve belirtiler gittikçe artıyorsa diğer hastalıklardan şüphelenilmelidir. Belirtileri; Boğaz ağrısı Baş ağrısı Öksürük Hapşırık Burun akıntısı Titreme nöbetleri İştahsızlık Sırt ağrısı Baş dönmesi Yorgunluk Mide bulantısı Kusma Hastalık yeni başlıyorsa tedaviye öncelikle evde başlanmalıdır. Çocuğun yüksek ateşi düşürülmeli, dinlenmesi sağlanmalı ve bol sıvı ile desteklenmelidir. Belirtiler kendini çok etkili gösteriyorsa ve ateş düşmüyorsa mutka doktora başvurulmalıdır. İlaç konusunda dikkat edilecek konu antibiyotiklerdir. Antibiyotikler, grip gibi viral enfeksiyonlarda etkili değildir. Kullanılmasının bir yararı yoktur. Antibiyotiklere ancak bakterial komplikasyonlarda yani sinüzit, orta kulak ve boğaz iltihabının gelişmesiyle ihtiyaç duyulur. Dolayısıyla, doktora danışmadan kesinlikle kontrolsüz antibiyotik kullanılmamalıdır. Gereksiz yere kullanılan antibiyotiğin vücuttaki doğal bağışıklığı baskıladığı da bilinmektedir. Yine doktorun önerdiği ağrı kesiciler, ateş düşürücüler ve antihistaminikler şikayetlerin azalmasında yardımcı olur. Hastalık dönemini kolay atlatmak ve hastalıktan korunmak için; Bol taze meyve ve sebze tüketilmelidir. Özellikle portakal ve greyfurt suyu faydalıdır. Yaşam alanı temiz olmalı ve gün içinde mutlaka havalandırılmalıdır. Hasta ılık ve rahat ortamda bulunmalıdır. Hasta çocuk dinlendirilmeli, aktivitelerden uzak tutulmalıdır. Halsizlik durumunda yatak istirahati yaptırılmalıdır. Bol sıvı ve su tüketmelidir. Eller sık sık yıkanmalıdır. Kalabalık yerlerden uzak durulmalıdır. Nemlendiriciler ve su buharı kullanılarak çevrenin nemini artırılmalıdır. Hasta çocuğun yanında sigara içilmemelidir. Doktorun verdiği ilaçlar düzenli kullanılmalıdır. Ayrıca, grip olma riskini azaltmak için grip aşısı olunabilir. Grip aşısı enfeksiyona neden olmayan öldürülmüş virüsleri içerdiğinden gribe neden olmaz. Virüs tehdidine karşı vücudun hazırlıklı olmasını sağlar. Bu aşılar, yine doktor kontrolünde yapılmalıdır.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
6/5/2009 - HAMİLELİKTE Cilt Değişiklikleri
Hamilelikte kilo artışı ve karnın büyümesi dışında görülebilen en önemli fiziksel değişim ciltte yaşanır. Hem hormonların hem de büyüyen karnın etkisi ile ortaya çıkan bu değişikliklerin bir kısmı hamilelik sonrası eskiye dönerken, bir kısmı da kalıcı olur.
Çatlaklar
Hamilelikte ortaya çıkan cilt değişimlerinden en sık bilineni karın çatlaklarıdır. Hemen hemen bütün kadınlar bu çatlakların ortaya çıkmasından korkmakta ve çekinmektedir. Çatlaklar deri altındaki dokuların hızla gelişmesi ve büyümesine derinin yetersiz kalması sonucu oluşur. Yani alttaki dokunun hızlı büyümesine derinin esneme kapasitesi yetersiz kalır ve deri bu bölgelerde ayrılır. Vücut bu bölümleri onarım dokusu ile doldurur. Büyük çoğunluğu karnın alt kısmında, gebeliğin ikinci yarısından itibaren belirmeye başlar. Nadiren uyluklar, kalçalar, memeler ve kollarda da görülebilir.
Gebelik döneminde, açık tenli kadınlarda pembemsi bir rengi olan, esmer tenlilerde ise açık renkte, hatta gümüş renginde olan çatlaklar bebeğin doğmasından sonra kısa zamanda gümüş bir renk alırlar ve kalıcıdırlar. Ciltte bulunan kollajen adı verilen maddenin ayrılmasından dolayı görülürler. Ağrılı değillerdir ancak hafif bir kaşıntıya yol açabilirler.
Çatlakların önlenmesi her zaman mümkün olmaz. Çatlak oluşumunu hızlı kilo alımları çok destekler. Hamilelik süresince orantılı ve 8-13 kilo arası kilo alımı gerçekleşirse kişinin daha az oranda çatlakla karşılaşması söz konusu olmaktadır. Ayrıca deriyi besleyerek çatlak oluşumunu bir ölçüde azaltan A vitamininden zengin kozmetik preparatlar kullanılabilir. Çatlakların oluşumunda daha çok ailevi yatkınlık söz konusudur. Annesi ya da kız kardeşinde bu türden çatlaklar olanlarda daha sık görülür. Önlemek için yapılabilecek en iyi şey bol sıvı almaktır. Sıvı miktarı yüksek olan sağlıklı bir cilt gerilmeye daha iyi yanıt verir.
Gebelik Maskesi
Gebelik maskesi hamilelik döneminde yüzde meydana gelen değişimler olarak ifade edilir. Bu dönemde, 'melanotropin' adı verilen madde fazla miktarda salgılanır ve burun, yanak, alın, çene civarında pigmentasyon artışına yani koyulaşmaya yol açar. Güneş ışınları gebelik maskesine neden olmamakla birlikte olayın şiddetini artırabilir. Hamileliğin 5. ayından başlayarak gebelik maskesi görülebilir. Kalıcı olmayan bu durum doğumdan sonra birkaç ayda kendiliğinden geriler ve kaybolur. Hamilelik dışında hormonal dengesizliklerde ve bazı kronik hastalıklarda da ortaya çıkabilmektedir.
Gebelik maskesi oluşumunda ailesel yatkınlık söz konusudur. Ayrıca dikkat edilmeden güneş altında çok kalma durumlarında ve derinin üst tabakasını tahriş eden kozmetik ürün kullanımı ve manipülasyonlarda (tüylerin alınması gibi) görülme oranı artar. Gebelik maskesini önlemenin en kolay yolu güneşe çıkarken çok yüksek faktörlü koruma kremleri sürmektir. Kış aylarında da güneşin bu tür etkisi olabileceği unutulmamalı ve koruyucu krem sürmek ihmal edilmemelidir.
Ciltte görülen koyulaşmalar sadece yüzde olmaz. Meme başlarında, koltuk altlarında, genital bölgede, bacakların iç kısımlarında da renk değişiklikleri görülebilir. Bu cilt değişiklikleri önemli değildir ve doğumdan sonra kaybolurlar.
Linea Nigra
Orta hat üzerinde, kasıkların tam ortasından göbek deliğine kadar uzanan koyu renkli bir çizgidir. 'Linea Nigra' latincede 'siyah çizgi' anlamına gelmektedir. İlk kez hamile kalan annelerde, hamileliğin üçüncü ayından başlayarak ortaya çıkar. Tecrübeli annelerde ise daha erken dönemde görülebilir. Her kadında görülmez. Gebelikten sonra kaybolur.
Palmar Eritem
Latincede tıbbi adı 'palmar eritem' olarak bilinen bu cilt değişikliği, avuç içlerinde ve nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık, hafif yanma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Palmar Eritem, diğer cilt problemleri gibi hamileliğe bağlı olarak kandaki östrojen miktarının artması ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. Hamile kadınların %50-60 kadarında ortaya çıkan bu rahatsızlık nemlendirici kremlerle önlenebilmektedir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntı ve yanmalarda, kan tetkikleri ile karaciğer fonksiyon testlerinin yapılmasında fayda vardır. Palmar Eritem, doğumdan sonra kandaki östrojen miktarının normale inmesi ile ortadan kaybolur.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/5/2009 - BENDEN BİR HABER BURAYI MUTLAKA KEŞFEDİN......
MERHABA ARKADAŞLARIM BENİ SÜREKLİ TAKİP EDEN ZİYARETÇİLERİM BİLİR BEN TAŞINMIŞTIM BUCAK A ... EE YERLEŞTİM İZNE GİTTİM HAVALAR DÜZELDİ ŞİMDİ GEZME ZAMANI DEĞİLMİ...
BURASI BUCAKTA BULUNAN KARACAÖREN BARAJI VE BEN SİZE KISACA TANITAYIM İSTEDİM HAFTASONU ORDAYDIK MANGAL YAPTIK ALABALIK YEDİK JETSKİ YE BİNDİK OĞLUŞUM PARKTA HARİKA ZAMAN GEÇİRDİ HERŞEY HARİKAYDI BENDE ÇOK RESİM ÇEKTİM AMA FOTOLARI KÜÇÜLTMEK BAYA ZAMAN ALACAK BENDE NETTEN BULDUM BU RESİMLERİ ZATEN ÇEKTİĞİM RESİMLERİN AYNILARI şimdi sıkı durun ve bu muhteşem manzarayı izleyin ...
Karacaören barajı Aksu çayı üzerinde kurulu. Antalya'dan Isparta'ya giderken yol baraj gölünün yanından geçer. Kıyıda alabalık yiyebilir, eşsiz manzaraya karşı çay içebilirsiniz. (+) (+) 
(+)
 |
karacören I ve II barajı Antalya Isparta yolunun yaklasik 60. km sinden bulunan bir barajdir. Barajda az sayıda sazan ve alabalik üretimi yapilmaktadir. Baraj suyu elektrik enerjisi, içme suyu ve sulama suyu olarak kullanilmaktadir. (+) (+) Gezip görmek isteyenler Antalya havalimanini gecince Aksu ya varmadan viyadükten isparta yoluna devam ederek ulasabilirler (ort 60 km). (+) (+) baraj kemerenine varmadan önce barajın karsi tarafina sabilize yoldan gidilebilir ve tamamen dogal ortamda balik restoranlarda yemek yeyip hosca vakit gecirebilirler. tesis sayisinin az olmasi dogal ortamin bozulmamasi bakiminda burada cok onemli ve kendinizi tamamen sakin bir ortamda hissediyorsunuz. (+) (+) |
| | |
Burdur, Bucak ilçesinde bulunan Kremna antik kentinden Karacaören Barajı göleti....
BURASI MANGAL YAKTIĞIMIZ YER HARİKA BİR DOĞA MUHTEŞEM KUŞ SESLERİ MANZARA ÇOK GÜZEL MİS GİBİ PORTAKAL LİMON AĞACI KOKULARII... HARİKA GÜLLL DALLARI VAR BU AĞAÇTAN KÜÇÜK TOMURCUK BİR GÜL KOPARDI EŞİM İTİRAF EDİYORUM ......HEHEHE 
(+) (+)
DENİZ BU TEKNEYE BİNDİ DÜMENİ KULLANDI ÇOK EĞLENDİK ÇOOOOOOKKKK


(+)  
BURASI DA BARAJIN ALT KISMI ANTALYA TARAFINA GİDERKENKİ KONAKLAMA YERLERİ BURALARA TURİSTLER GELİYOR TURLARLA ... KONAKLAMA MERKEZLERİ VAR ÖLE BİR MERKEZİN BAHÇESİ TABİ FİYATLAR BİRAZ PAHALI AMA HEMEN ARKADAKİ ALANALIK ÇİFTLİĞİNDEN BALIKLAR GELİYOR TAZE TAZE ODUNDA PİŞİRİLİYOR AFİYETLE YİYORSUNUZ....
YİNE CANIM ÇEKTİ VALLAAA HARİKA PİŞİRİYORLAR.. |
| | BUNLAR SÖLEDİĞİM ALABALIK ÇİFTLİKLERİ DOĞAL BİR ORTAM HARİKA BİR HAVA ...DAHA NE OLABLİR.. | |

BUCAK KEŞİFLERİMİZ BİTMEDİ BURDA BİR KANYON DA VAR ORAYA GİDECEĞİZ HATTA EŞİM BİR TEKNE BULDU EN KISA ZAMANDA TEKNE SEFALARIMIZDAN RESİMLERDE SUNACAĞIM SİZLERE ...BOŞDA OTURMUYORUM 3 ŞAL ÖRDÜM ONLARIN RESİMLERİNİDE PAYLAŞACAĞIM SEVGİLERİMLE.....

|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
| |