|
hand knit,örgü,dantel,yemek,tatil,croche,örgü kulübü,kişisel,elişi,hobi,daha neler neler |
3/1/2010 - ahhhh nazik ahhh canım arkadaşım.....
merhaba arkadaşlarım size harika bir model sunuyorum


canım arkadaşım NAZİK CİĞİM YAPMIŞ BUNU BANA YENİYIL HEDİYESİ....SAĞOLSUN ELLERİNE SAĞLIK
aslında daha değişik bir model yapmış bana biri bitmiş diğeri kalmış bende cezalısın dedim bunu da aldım elinden hehehehheeee
hemen sayılarını vereyim...36 numara ayak için bu sayılar...
burun kısmından 8 trabzanla başlıyoruz 3. aırada 32 trabzan oluyor döne döne artırarak örüyoruz 42 oluyor ayak üstü kısmında 10 trabzan örmüyoruz boşluk oluyor tekrar döne döne alt kısım örüyoruz bıraktığımız 10 boşluktan 5 sıra sonra ayak üstündeki şerit yapılıyor oda 14 trabzansonra 7 sıra daha örüyoruz dolana dolana 7. sıra bitince ayak arkasını yapıyoruz 0da 9 sıra aslında patiğin yan kısımları kdar yapıyoruz çünki ark kapancak...
daha sonra süsleme yapıyoruz aslında bu sayılar farklı olabilir ören kişinin elinin sıklığına göre ...ben ayağınıza ölçe ölçe yapın derimmm
ama hrika olmuş ayakta çok hoş duruyor...tavsiye ederim


|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
10/12/2009 - size bir önerim var
merhaba arkadaşlar evime geçen aylarda aldığım ve çok faydalandığım bir aletten bahsedeceğim bu gün sizlere henüz almayan almayı düşünenarkadaşım varsa şiddetle tavsiye ederim...
bu ürün harika bişey uzun zamandır eski görüntüsü var diye giyemediğim bir çok kazağım elbisem artık artık giyebileceğim durumda..
hemde kendimde yapmıyorum veriyorum oğluşa büyük bir zevkle temizliyor kullanımı çok kolay şarj süresi 8 saatt normal fiyatı 14-15 arası değişiyor ve 2 yıl garantisi var
piyasadaki diğer cihazlardan daha uygun fiyatı zaten sinbo bu konuda tek geçer diğerlerini her zaman kaliteyi uygun fiyata sunuyor bizlere...
neyse benden söylemesi tavsiye etmesi ben aldım çok memnunumm ......
hemen alın ve kullanın kolay gelsinnnnnnnnn.....
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
8/12/2009 - Ağız Sağlığı İçin...
Ağız kokusu yüzünden yaşam kalitesini bozmaya ya da sosyal etkinlikleri kısıtlamaya gerek yok.
Ehow adlı internet sitesinde yer alan habere göre, ağız kokusunun tedavisi için neler yapabileceğiniz aşağıda açıklanıyor.
1.
Nane ve sakız çiğneyerek ya da nefesinizi tazeleyen spreyler
kullanarak, kronik ağız kokusundan geçici olarak kurtulabilirsiniz.
Ancak, bunlar kesin tedavi değildir. Nefesinizin kokmasını tamamen
durdurmanın yollarını ararken, problemi maskelemek kısa süre için
olabilir.
2. Burun tıkanıklığından dolayı ağzınızdan nefes
alıp vermeniz ağzınızın kötü kokmasına neden olabilir. Çünkü, kuru bir
ağız kokar. Düzenli su içimi ağzınızın yağlanmasına yardımcı olur ve
tükürük akışını canlı tutar. Dişlerinize, ağzınıza yapışıp kalan yemek kalıntılarını yıkamak da kötü ağız kokusunun giderilmesine yardımcı olur.
3.
Kronik ağız kokusu, yetersiz ağız hijyeni tarafından da oluşabilir.
Dişlerinizi etkili bir biçimde fırçaladığınızı düşünebilirsiniz, ancak
dilinizi fırçalıyor ya da temizliyor musunuz? Keskin
kokulu yiyecekler ya da kahve gibi içeceklerden sonra dil, mikropları
ve bakterileri üstteki astarda muhafaza eder. Böylece, kötü kokan ağzın
bir tedavisi, dişlerin yanında düzenli olarak dilin de fırçalanmasıdır.
4. Bazı hastalıklar da ağız kokusuna neden olabilir. Sinüs
(burun) problemlerinden bahsetmiştik, fakat şeker hastalığı da bazen
hoş olmayan ağız kokusuna yol açabiliyor. Bu durumda, ağız kokusunun
tedavisinden çok asıl hastalığı tedavi etmek gerekiyor.
5.
Kilo vermek için yapılan diyet de ağız kokusunun bir başka nedenidir.
Özellikle de, kilo verme yöntemi olarak düşük karbonhidrat diyetini
seçerseniz, en baştan kaybedersiniz. Düşük karbonhidratlı diyetlerde
vücut
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/12/2009 - Arpacık
Arpacık | | Bu yazı toplam 2.567 defa okundu |
|
|
 Arpacık,
etkilediği gözkapağı bezlerine göre ikiye ayrılır. Gözkapağının dışında
kirpiklere bağlı yağ bezleri vardır. Bunlar, gözün yüzeyini koruyan
yağı (sebum) salgılarlar. Bazen salgı bezi kanalı tıkanır ve içerde
kalan bakteriler "dış" arpacığa neden olurlar.
Gözkapağının
içinde ise, "meibom bezleri" denen bir dizi bez daha vardır. Bunlar da
yağ bezleridir, ancak kirpiklerle bağlantılı değillerdir, gözkapağının
arka yüzüne açılırlar. Burada oluşan bir tıkanıklık ve enfeksiyon da
"iç" arpacığa neden olur.
Arpacık daha çok, derileri kuru ve
egzamaya eğilimlilerde görülür. Kepek ve pullanma bu koşullarda ortaya
çıkar ve arpacık bunların etkisiyle oluşur. Diğer enfeksiyonlarda
olduğu gibi, genel olarak beden sağlığının bozuk olması ve direnç
düşüklüğü de arpacığın sık görülmesine neden olur.
Arpacık
ortaya çıkmadan birkaç gün önce gözde kaşınma ve batma hissi başlar.
Arpacık bir iki günde ortaya çıkar. Küçük, ağrılı bir nokta biçiminde
başlar; sonra şişerek belirgin kırmızı bir püstül (içi irin dolu
kabarcık) halini alır. Dış arpacık kolayca tanınır. Ama iç arpacığın
görülmesi için gözkapağını dışa doğru çevirmek gerekir. Şişen meibom
bezi gözkapağını gerdiğinden iç arpacık, dış arpacıktan daha ağrılıdır.
Arpacıkla
birlikte gözkapağındaki ağrı ve batma hissi artar. Işık ağrıyı artırır
(fotofobi) ve göz sürekli sulanır. Fotofobi, göz sulanması ve sürekli
burnunu çekme, çocukta, kızamık gibi daha ciddi bir hastalığı akla
getirebilir
Yeterince erken anlaşılırsa, antibiyotikli merhem ya
da damlalar arpacık oluşumunu önleyebilir. Ancak, çoğunlukla tanıdan
önce püstül(ağızlaşma) oluşur ve antibiyotikler etkisiz kalır. Tek
tedavi, oluşan iltihabın boşalmasını sağlamaktır. Sıcak kompres, kan
akımını artırıp gözkapağını yumuşatarak ağrıyı azaltır ve enfeksiyonun
iyileşmesini kolaylaştırır. Basit bir sıcak kompres, tahta bir kaşığın
çevresine pamuklu bir kumaş ya da pamuk sarıp sıcak suyun altına
tutularak yapılabilir. Su dayanılabilir sıcaklıkta olmalı ve kaşık her
seferinde kapalı göz üstünde en az 10 dakika tutulmalıdır. Dış
arpacığın yerleştiği kıl kökü kolayca fark edilir. Kirpik bir cımbızla
alınırsa, arpacık kendiliğinden boşalır, ağrı ve şişlik azalır.
İç
arpacığın tedavisi daha zordur. Enfekte olan meibom bezi dışarı
açılmaya çalışır ama kalın gözkapağını delemez. Sonunda akyuvarlar
enfeksiyonun üstesinden gelir ve belirtiler ortadan kalkar ancak geride
mikropsuz bir iltihap kisti kalır. Meibom kisti, gözkapağının altında
ağrısız, küçük bir kitle halinde hissedilir ve ancak cerrahi girişimle
çıkarılabilir. Lokal anestezi altında gözkapağı dışa çevrilerek kist
alınır, çevresi temizlenir.
Gözü ovuşturmak, enfeksiyonu
bulaştıracağı için zararlıdır. Kepeğin önlenmesi de önemlidir, çünkü
arpacıkta rolü olduğu düşünülmektedir. Neden blefarit, yani gözkapağı
iltihabı ise, uzun süreli antibiyotik tedavisi ve hafif kortizonlu
damlalar etkili olabilir.
Birçok vakada neden bilinememektedir.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/12/2009 - harika bir damat bohçası ve havlusu...
 merhaba arkadaşlarım
ben bir döndüm pir döndümm artık hep yanınızda sayılırım uzun bir aradan sonra sizlerleyim.. bir çok ziyaretçim bana hep kızdı nerelerdesin diyee kocaman koşuşturmacayla dolu bir tatil yaptım ve burda evim deyim artık ...
 sizlere harika oya modelleri dantel modelleri getirdim hepsini yavaş yavaş yayınlamayı düşünüyorum .... sabırsızlandığınızı biliyorum ama biraz meraklanını ve her gün bloğumu ziyaret edinnn..
hadi sizlere kolay gele... sevgilerimlee......






|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/9/2009 - Göz Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar...
Göz Hakkında Doğru Bildiğimiz Yanlışlar...
� Loş ışıkta okuma gözleri yorar, ama tahrip etmez !
� Parlak ışık gözleri rahatsız eder, ama tahrip etmez : mutlaka güneş gözlüğü gerekli değildir !
� Gözlerin fazla kullanılmaları onları yorar, ama tahrip etmez !
� Kuvvetli, zayıf veya yanlış gözlükler gözleri yorar, ama tahrip etmez !
� Kontakt lensler ve gözlükler, göz bozukluğunu takıldıkları müddetçe tashih ederler, ama hiçbir zaman kırılma kusurlarını tümüyle yok etmezler !
� Normal insanlarda gözyaşı gözleri yeterince temizler, mutlaka ıslatıcı göz damlası gerekmez !
� Başağrıları genellikle göz yorgunluğundan kaynaklanmaz, hele migren hiç ! (Oftalmik Migren gibi bazı baş ağrıları ışık vs.. nedeni ile tetiklenebilirler, ama göz yorulmasından tetiklenme olmaz !!)
� Sağlam gözler 35 yaşına kadar senelik muayene gerektirmez! (tabii önce sağlam olup olmadıklarının bakılması gerekir !! )
� Açık açılı glokomlu göz dıştan tamamen normal görünür ! (= Açık açılı glokomlu göz ancak göz tansiyonu ölçümü ve diğer muayene yöntemleri ile anlaşılabilir...)
� Bebeklerin gözlerinin devamlı sulanması : ya konjenital glokom (doğuştan göz tansiyonu) veya gözyaşı yolunun tıkalı olmasındandır.
� Göze kaçan kimyasal maddeler hiç bekletilmeden su ile yıkanarak uzaklaştırılmalı ve dilue edilmelidir: Asitler baz ile, bazlar asit ile kesinlikle yıkanmamalıdır !
Frank W. Newell : Ophthalmology Principles and Concepts, 4. baskı, sayfa: 147
Dr. Ahmet Girgin
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
| |