14/5/2008 - S.Miguel Kalesi
| Figen LETACONNOUX |
S.Miguel Kalesi adını aldığı tepe üzerinde , Atlantik Okyanusu'na, Mussolu adasına ve Luanda'ya çepeçevre hakim noktada, 1575 yılında inşa edilmiş.
Bu panaromik özelliğiyle kale yüzyıllar boyu savaşta ve barışta insan oğlunun doğasında olan gözlem arzusuna ve savunma ihtiyacına en iyi şekilde hizmet etmiş.
Angola'nın Portekiz kolonisi olduğu 16. yüzyılda, Paulo Dias de Novais Luanda'ya Portekiz Valisi olarak atandığında şehrin en stratejik bölgede, S.Miguel tepesinde kurulu olduğunu tespit etmiş. Valinin emriyle yerel halk yerlerinden ve yurtlarından edilip, stratejik öneme sahip o bölgeye S.Miguel Kalesi inşa edilmiş.

Tarih kitaplarının sayfaları karıştırıldığında kalenin inşasından 1623 senesine, Hollandalıların şehri istilasına kadar kalede hiç bir değişiklik yapılmamış. Sadece kısa süreliğine hakimiyeti ele geçiren Hollandalılar kaleye bazı ilaveler yapıp adını Amsterdam Kalesi olarak değiştirmiş. Portekizliler 1669 senesinde Hollandalıları bozguna uğratarak bir kez daha şehri ve kaleyi ele geçirmişler . Tekrar Portekiz hakimiyetine geçen kale 1876 yılı itibariyle Portekiz'den sınırdışı edilen mahkumlar için yarım yüzyıllığına hapisane maksatlı kullanılmış.
1938 yılında S.Miguel Kalesi restore edilerek, savaş esnasında kullanılmış pırpır uçakları, topları, askeri araç ve gereçlerinin sergilendiği bir askeri müzeye dönüstürülmüs. Kale 1961 yılında tekrar saf değiştirip 1975 yılına, Angola Portekiz'e karşı bağımsızlığını ilan edene kadar savunma amaçlı olarak kullanılmış. Bağımsızlık ilan edildiğinden beri de kale müze olarak sadece tarihe hizmet vermekte.
Bağımsızlık ilan edildiğinden beri de kale müze olarak sadece tarihe hizmet vermekte
Müze içindeki binanın duvarlarında Portekizlilerin Angola kıyılarına ilk ayak basışlarından başlayarak, kolonizasyon dönemi, yani bir dönem tarih çinilerde tekrardan hayat buluyor.
Portekizli kaşif Vasco de Gama ve Paulo Dias de Novais
Kalenin giriş kapısının sağında zamanında haber taşıyan iki özel ulağın görev başında betimlenmesini görmektesiniz. Dönemin kaşiflerinin, liderlerinin heykelleri kalenin avlusunda adeta evsahibi edasıyla gelen ziyaretçileri karşılamakta.
Yapmış olduğum gezide tarihin acımasız titreşimlerini yüzyıllar boyu fiilen yaşamış olan S.Miguel Kalesi'nin günümüzde Angola tarihine ışık tutma misyonunu başarıyla yerine getirmekte olduğunu gördüm ve sizler için de görüntüledim.
|
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/5/2008 - ilk anneler günüm

sevgili arkadaşlarım biliyorsunuz oğluşumla ilk anneler günümüz anlatılmaz duygular içindeyim neler hissettiğimi anlatamıyorum bile ...
meğer anne olmak ne kadar güzel mişş
canım yavrumla inşallah daha nice anneler günü yaşarız oğluşumun doğum gününe de az kaldı 1 yaşına girecek bebeğim 5 haziranda ..
heralde annaler gününden sonra yaşayacağım en büyük heyecanlardan olaccak 5 haziran
kendi doğum günümü unuttum bile heheh ee 3 haziranda benim ama artık hayatımda 5 haziran varrr
yavrumun ilk hediyeside güllü su takımı oldu tabii babası aldıı oğluşuma kaldıı birde mausu kırmıştı onuda almış babası bunlar deniz efe den bana anneler günü hediyesii
bana yavrumdan güzel hediyemi olurr canım yavrumm...
eşimin hediyesi de ekmek yapma makinasıı ...

cuma akşamından da eskişehirdeki kardeşim ankara daki ailem çıkıp geldiler anneler gününde yanımdaydılar harika 2 gün geçirdim sevdiklermile onlara doyamadım bile ama gurbetlik böyle onlar sağ olsunlarda sağlıklı olsunlar da 1 günde 1bie ay da 1 değil mi....
BÖYLECE İLK ANNELER GÜNÜMÜDE KUTLAMIŞ OLDUKK
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/5/2008 - Hangi şehir şaraba benzer ?
|
Hangi şehir şaraba benzer ? PARİS İlk bardağı içersin Buruktur İkincide dumanı vurur başına... Üçüncüde mümkünü yok masadan kalkamazsın.. Garson bir şişe daha getir!! Ve artık nerde olsan, nereye gitsen.. Paris'in ayyaşısın iki gözüm...
NAZIM HİKMET (Paris'e üç kez gelip bu kente sevdalanmış Nazım Hikmet'in dizeleri) |
|
| |
|
|
| |
PARİS |
|
| |
|
|
| |
Paris dünyanın en güzel,en heyecanlı ve en romantik kentlerinden biri olarak rakipsiz bir üne sahiptir.Çoğu kez Rüyalar Kenti olarak adlandırılan Paris,ilk kurulduğu dönemlerden beri hevesli sanatçıların,yazarları,düşünürlerin ve maceraperestlerin başkentiydi.Paris merkezinde nereye yürürseniz yürüyün;dar,dolambaçlı Ortaçağ sokaklarında ve kiliselerinde,bezemeli 17.yüzyıl Rönesans saraylarında;Napoleon ‘un klasik tarzdaki anıtlarında ve Baron Haussmann’ın 19.yüzyılda Paris’i yeniden yapılandırması sırasında açılan geniş,ağaçlarla süslü bulvarlarında geçmişi görürsünüz.Dünyanın en büyük müzelerinden bir kaçı,Fransa’nın en hoş binaları ve akla gelebilecek tüm diğer güzellikler,bu kentin merkezinde sizin ziyaretinizi beklemektedir ........ |
|
| |
|
|
| |
 |
|
| |
|
|
| |
 |
EYFEL KULESİ ; 1889 yılında Fransa ihtilalinin 100 cü yıl kutlamaları şerefine inşa edilen ve Paris’in sembolü olan bu demirden kulenin yüksekliği 350 metreyi bulmaktadır.Kulenin gezisi için 2 ci katta kadar asansör ile çıkabilirsiniz.Bu gezi için 9 € gibi bir para ödemek zorundasınız.Çocuklar ise 5.30 € ödemeleri lazım şayet kuleyi gezmek isterlerse.Eyfel Kulesinin geziye açık olduğu tarihler ise ; Her gün 1 Ocaktan 13 Hazirana kadar sabah 09:30 dan akşam 23:00 e kadar.14 Hazirandan 31 Ağustosa kadar ise sabah 09:00 dan gece yarısına kadar.Sportifler ise asansör yerine merdivenleri kullanabiliyorlar ,saat 09:00 ile 18:30 arası. |
| |
|
 |
NOTRE DAME KİLİSESİ ; Kilisenin inşaatı 1163 senesinde başlayıp 200 sene gibi uzun bir zaman sonunda ancak 1345 yılında sonlanmıştır.6.000 kişiyi ayni anda çatısının altında topluya bilen dünyanın sayılı kiliselerinden biridir.Kilisenin girişi ücretsiz olmasına karşın şayet kulelerine çıkmak isterseniz 6 € gibi bir ücreti göze almalısınız.Maalesef o zamanki mimarlar asansör inşasını pek düşünmedikleri için kalp problemi olan ziyaretçilere bu gezi pek önerilmemektedir.Kilise her gün 08:00 iel 18:45 arası ziyarete açıktır. |
| |
|
 |
LES CHAMPS ELYSEES VE ARC DE TRİOMPHE ( ZAFER TAKI ) ; Sadece bir bölümünü teşkil eden Concorde Meydanı ile Büyük Saray arasındaki kısmı bile Champs Elysees!i dünyanın en güzel caddelerinden biri olduğunun kanıtıdır.Caddenin geri kalan kısmı ise çok lüks butik ve restaurantlarla kaplıdır.Ayrıca bu muhteşem caddeye açılan sokaklarınıda gezmenizi de tavsiye ederiz.Caddenin bitiminde ise Arc de Triomphe (Zafer Takı ) bulunmaktadır.18. Yüzyılda Napolyon ailesinin zaferlerini ölümsüzleştirmek için inşa edilmiştir.Zafer Takını gezmek 12 yaş altında çocuklar için bedava iken, yetişkinler 6 € ödemek zorunda.Zafer Takı ziyaretçilere tüm yıl boyunca her gün 09:30 - 23:00 arası açık sadece Kasım ayı boyunca 10:00 – 23:00 arası |
| |
|
 |
MONTMATRE VE SACRE COEUR KİLİSESİ ; Montmatre tepesini bir taç gibi süsleyen basilika roman-bizans mimarisi ışığında 1875 – 1914 yılları arasında inşa edilmiştir.Kilisenin girişi bedavadır.Esas ilginç olan Montmarte 19 cu yüzyılın başlarına kadar Paris’i çevreleyen surların dışında kalan bir köymüş.Montmartre’ı gezmenizdeki diğer bir sebepte tepenin değişik yerlerinde bulunan sayıları 7 ye varan müzelerdir.Tepeyi gezmenin değişik bir şeklide tek vagondan oluşan ve bağımsız hareket edebilen bir tranway ; sizi tepenin değişik noktalarına yormadan götürüp,dolaştıracaktır |
| |
|
 |
İNVALİDES KİLİSESİ ; İnvalides sağlık kompleksi XV ci Louis tarafından 1617 yılında inşa edilmiştir.Bu sağlık merkezinin kurulmasındaki sebep savaş gazileri ile savaşta ağır yaralanmış askerlerin bakımının üstlenilmesiymiş.Merkezin inşaatı ve açılışı çok kısa gerçekleşmesine rağmen bir kilise eksikliği hep hissedilmiş.30 sene kadar bu kilisenin inşaatı devam etmiş.Günümüzde ziyaretciler müze bölümünü,kiliseyi ve 1 ci Napolyon’un mezarını ziyaret edebiliyorlar.12 yaş altındaki ziyaretçiler bedava yetişkinler ise 6 € vererek bu ziyareti gerçekleştirebilirler.Gezi saatleri Ekimden Mart sonuna kadar 10:00 – 16:45 arasındayken Nisandan Eylül sonuna kadar ise 10:00 – 17:45 arası |
| |
|
 |
VOSGES MEYDANI ; IV cü Henri’nin emri ile yapımına başlanan meydan ancak 1612 yılında tamamlanmıştır.Düzenlemesini tamamlandığı yıllarda Kraliyet Meydanı adı verilse de 1 ci Napolyon zamanında Vosges Meydanı olarak adlandırılmıştır.Sebep olarak bu bölgenin sakinlerinin vergi ödemelerindeki üstün başarısı gösterilmiştir.Meydanın etrafında çok özenle korunmuş 36 adet bina bulunmaktadır.Meydanın başka bir özelliği ise tam ortasında bulunan XIII cü Louis heykelidir. |
| |
| |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/5/2008 - Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok!
Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok!
Uzmanlar yaşlanmanın altında yatan nedenleri bulma arayışlarında, cildin yaşlanmasının temel ilacının hücre yenilenmesi olduğunu buldular. Hücre yenilenmesinin temel maddesi ise protein.
Hücrelerimizin yapıtaşları aminoasitlerden oluşmaktadır. Protein sindirilirken amino asitlere parçalanarak hücrelerin kendilerini yenilemelerinde kullanılır. Yeterince protein alınmazsa vücudumuzun yaşlanma süreci hızlanır.
Bu basit gerçek, beslenmeye bakışınızı gelecek öğünden başlayarak değiştirebilir.
En iyi protein seçenekleri
Tam yağlı süt ve süt ürünlerinde ve kırmızı ette (sığır, kuzu, dana dahil) blo miktarda asit bulunmaktadır, dolayısıyla sınırlı porsiyonlarda tüketilmelidir. Onun yerine, balık, yumurtanın beyazı, derisi soyulmuş tavuk ve hindi göğsü tercih edilmelidir.
Size balık yeter
Genç kalmanızı sağlayabilecek besinler arasında ilk sırayı balık alır. Her türden balık doymuşluk oranı düşük yağla yüksek kalitede ve kolayca sindirilen proteinlerin kaynağıdır. Balığı öteki protein kaynaklarından ayıran şey içinde bulunan yağ türü ve yağ asidi miktarıdır.
·Deniz ürünleri besin açısından yoğundur. Dolayısıyla yüksek miktarda protein ve önemli oranlarda vitamin ve mineral içerir. Doymuş yağ ve kalori oranları da yüksek değildir.
·Deniz ürünleri temel aminoasitlerin tümünü sunan mükemmel bir protein kaynağıdır. Deniz ürünlerinde bulunan protein kolayca sindirilir. Bu açıdan her yaştan insan için mükemmel bir besin kaynağı oluşturur.
·Deniz ürünleri iyi bir B vitamini kaynağıdır. Sağlıklı gelişim ve büyüme için gereken kalsiyum, magnezyum, potasyum, fosfor, kükürt, florin, selenyum, bakır, çinko, iyot gibi temel mineralleri sağlar.
·Çoğu deniz ürünündeki kolesterol seviyesi yüksek değildir. Balıktaki kolesterol oranı genellikle düşük olsa da kabuklu deniz hayvanlarında bu oran yükselebilir. Ancak kolesterol seviyesi yüksek olan kalamar gibi besilerde bile bu oran yumurtadakinden düşüktür.
·Deniz ürünlerinde çok az miktarda yağ bulunur. Bunlar da 'iyi yağlar'dır. Deniz ürünlerindeki doymuş yağ oranı da diğerleriyle karşılaştırıldığında çok daha azdır.
Yemeklerinizde kırmızı et yerine balığa yer vermekle toplam yağ ve doymuş yağ alımınızı kayda değer ölçüde azaltabilirsiniz.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/4/2008 - Egzersizler hangi saatlerde yapılmalı?
Egzersizler hangi saatlerde yapılmalı?
İnsan organizmasında hemen her şey biyolojik ritm halindedir. Bu ritm gün boyunca değişir. Gece 24:00 ten itibaren organizma, kendini yenileme sürecine sokar.
Gün boyunca fiziksel hareketliliğinden en üst düzeyde olan süreç sona ermiş olup artık istirahate ihtiyaç duyulma süresi başlamıştır. Gece boyunca insan, bedeni için daha az enerji harcamaya ayarlanır. Gün boyunca kan dolaşımı ihtiyacın yoğun olduğu bölgelere yönlenirken uyku süresince iç organların çalışmalarının devamı için daha çok karın bölgesinde yoğunlaşır. Sabah uyanır uyanmaz, harcanan organik enerji düzeyi de artarak akşam saatlerinde en üst düzeye ulaşır. Öğleden sonra aerobik ve anaerobik kapasitenin daha yüksek olduğu bulunmuştur.
Vücut ısısı sabah uyandığımızda 36.5ø dir
Gün boyunca bu ısıda 0.5ø lik bir artış gözlenir. Egzersiz sonrası vücut ısısı 1ø artar. Bu nedenle sabah yapılan egzersizlerde ısı 36.5ø den 37ø ye çıkarken akşama doğru ise 37ø den 38ø ye yükselir. Vücut ısısını olumsuz etkileyen diğer bir faktör de havanın nemidir. Sabah havanın sıcaklığı 24ø iken, vücut ısısı 33ø olmasına rağmen birey kendi ısısını düşürebilir. Fakat öğleden sonra çevre ısısı 32ø ye çıktığında rutubet ile birlikte organizmayı olumsuz etkileyecektir. Eğer havada daha çok ısı molekülleri varsa ter cilt yüzeyinde rahatlıkla buharlaşamaz ve egzersiz anında stres artar.
Egzersizde doğru giysi faktörü
Havanın sıcak olduğu süreçlerde naylon taytlardan kaçınılması, su kaybının mümkün olduğunca minimalde tutulması gerekir. Yazın ter emici merserize, kışın ise pamuklu giysiler, egzersiz performansı açısından büyük katkı sağlar. Aynı zamanda su kaybından kaynaklanacak olumsuzluklardan da korunmuş oluruz.
Alışkanlıklarınızı gözardı etmeyin!
Sabahları erken uyanıp kendilerini çok enerjik hissedenler egzersiz tercihini sabahtan yana kullanabilirler, bir şartla... Kişide bir şeker düşüklüğü (hipoglisemi) yoksa sabah kalkınca metabolizmanın su ihtiyacını karşıladıktan sonra; bu da oda sıcaklığında bir bardak su içimidir.
Deliksiz bir uyku mu istiyorsunuz?
O zaman düzenli olarak egzersiz yapmalısınız. Ama bu yapılan egzersiz saati kesinlikle uyku öncesine yakın olmamalıdır. En uygun saatler, öğleden sonraki saat dilimleridir. Bu saatlerde egzersizle artmış vücut ısısında bir düşüş meydana gelir ve uykuya dalış kolaylaşır.
Her saat doğru saat midir?
Eğer düzenli olarak o saate yaşantınızda sadık kalıyorsanız, sağlık açısından da herhangi bir sorununuz yok ise sabahın 06:00 sında da egzersiz yapabilirsiniz. Ama öncesinde 5-10 dakika germe çalışmaları yaparak kaslarımızı hazırlamak şartıyla... Sağlıklı yaşam için egzersizi yaşantınızla bütünleştirin.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
26/4/2008 - Yeni Dönemin Yatırım Önerileri
Araştırmalar İstanbul'da gayrimenkul yatırımı yapmanın hiç bir zaman kaybettirmediğini ortaya koyuyor. Ancak kentin dış çeperlerinde bile bir doymuşluk sözkonusu...
Doğal kaynakların ve tarım alanlarının korunması amacıyla yasal bazı sınırlamalar getiriliyor. Bu arada birçok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da yerleşik bir trend olan kent merkezine dönüş ve tarihi dokuların dönüştürülerek, yeniden kullanılması Türkiye'de de benimsenmeye başlandı.İstanbul, Orta Asya ülkelerine açılarak yatırım yapmak üzere yer arayan şirketlerin tercih ettiği bir konumda. Belli başlı semtler daha şimdiden yerli ve yabancı yatırımcıların ilgisini çekiyor ve yatırımcısına gelecekte büyük rant sağlayacağının sinyallerini veriyor. İstanbul, dengelerin çok değişken olduğu dinamik bir ekonomiye sahip olduğu bugün doğru yatırım olarak kabul edilen semtlerde emlak satın almak 1 ya da 2 yıl sonra sanıldığı kadar kazanç getirmeyebilir. Ayrıca kentte yıldızı hızla parlayan semtler plan yoluyla değil, büyük yatırımcıların akıllıca yatırımlarıyla değer kazanıyor. Yani emlak yatırımının kaderi semtin bugün değerli oluşuyla değil, yakınında yer alacak büyük yatırımların semte kazandırdıklarıyla belirleniyor. Bu nedenle yatırım önerisi olarak belli bir bölgeyi önermek yerine bir takım kriterlere bakılmalıdır. Bu kriterler şöyle sıralanıyor -Mevcut ve yeni açılacak ulaşım bağlantılarının yakınlık. -Büyük holdinglerin yatırım yapmayı planladığı yerlere yakınlık. -Açılmış veya açılacak büyük alışveriş merkezi projelerine yakınlık. -Tarihi değeri olan, ancak bugüne kadar korunması ve restorasyonu gerçekleştirilmemiş merkezi semtlerde bulunmak. -Ofis veya üretim tesislerinin yoğunlaştığı ve ulaşım bağlantılarıyla desteklenen güçlü alt merkezlere yakınlık.
Unutulmamalı ki halihazırda değerli olan arazi ve gayrimenkuller yatırım amacıyla almak için pahalı ve sınırlı. Önemli olan, doğru yatırımlarla alınan mülke değer kazandırmak. Arazi geliştirme yöntemleri kullanılarak plansız arazilerden planlanmış ve altyapısı sağlanmış arsalar elde etmek, yıkık ve metruk binalarla dolu bir çöküntü alanından kentin en gözde konut, eğlence ve alışveriş mekanlarını yaratmak en doğru yatırım yöntemi olarak tüm dünyada benimseniyor. İnşaattaki canlanmanın temelde en önemli nedeni yüksek getiri. Bunu küçük bir hesapla da görmek mümkün. Bir evin ortalama 12, bir işyerinin ise 8 yılda kira geliriyle satın alma bedelini karşıladığı biliniyor. Bu durumda 100 bin dolarıyla ev alan bir yatırımcı, yılda 8 bin 328 dolar kira geliri sağlıyor. İş yerinde ise yıllık kira tutarı 12 bin 500 doları buluyor. Bu rakamlar vergiden arındırıldığında, konutta yıllık net kira geliri 7 bin 233, işyerinde ise 10 bin 623 doları buluyor. Yani bir ev yıllık yüzde 7.23, ofis ise yüzde 10.62'lik dolar faizi kadar kira geliri kazandırıyor. Bu kadar dolar getirisini bankalardan sağlamak mümkün değil. Beş büyük bankanın ortalama yıllık dolar faizi yüzde 3.15. Bunun neti ise yüzde 2.39'a geliyor. Parasını banka faizi yerine gayrimenkule yönlendiren bir yatırımcı üç - dört misli fazla getiri elde etme avantajına sahip.Yılbaşından sonra kargaşa yaşanacağını düşünenler paralarının değer kaybedebileceği endişesiyle, tamamen psikolojik etki altında yatırım yapmaya yöneldi. Paralarını gayrimenkule bağlayanlar ise güven duygusu yaşıyor.
Kaynak: www.turyap.com.tr
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|