|
hand knit,örgü,dantel,yemek,tatil,croche,örgü kulübü,kişisel,elişi,hobi,daha neler neler |
5/1/2009 - Shadyside Inn Suites
SHADYSİDE INN SUİTES | |
 
The recently renovated hotel is conveniently located in the heart of the cultural district of Saint Germain des Prés, facing the Rue du Bac Metro station, close to prestigious business centres, a few minutes away from the Latin Quarter. The hotel offers an ideal place to stay for business travellers and leisure travellers in search of a true home-away-from-home with a contemporary design.
It features tastefully furnished rooms, a cosy and elegant lobby and a fitness centre, dedicated to you well-being and your relaxation. Thanks to the nearby Metro, you will reach directly and quickly the Exhibition Centre of Porte de Versailles, Concorde, Madeleine and Montmartre.
Moreover, you will enjoy many modern comforts. Rooms: 125 Hotel Chain: K+K Hotels
  
HOTEL FACILITIES | General : | Parking, Pets Allowed, Bar, 24-Hour Front Desk, Newspapers, Non-Smoking Rooms, Rooms/Facilities for Disabled Guests, Elevator, Express Check-In/Check-Out, Safety Deposit Box, Soundproofed Rooms, Heating, Luggage Storage, Gay Friendly, Airconditioning |
|---|
| Activities : | Sauna, Fitness Centre, Massage |
|---|
| Services : | Room Service, Business Centre, Babysitting/Child Services, Laundry, Dry Cleaning, Breakfast in the Room, Internet Services, Currency Exchange, Car Rental, Fax/Photocopying, Wi-Fi/Wireless LAN, Free Wi-Fi Internet Access Included |
|---|
| Internet: | Wired internet is available in the entire hotel and is free of charge. Wireless internet is available in public areas and is free of charge. |
|---|
| Parking: | Public parking is possible at a location nearby and costs EUR 32.00 per day. |
|---|
- Food & beverage
A generous buffet breakfast is served in the breakfast room from 06:30 to 11:00 (weekdays), and from 6:30 to 12:00 (weekends).
The Bistro-Bar is open daily between 12:00 and 00:00.
Room Service is available between 12:00 and 22:00 each day.
- Area information
Saint Germain des Prés is an area of the 6th arrondissement of Paris, located around the church of the former Abbey of Saint-Germain-des-Prés. Home to a number of famous cafés, such as Les Deux Magots and Café de Flore, the Saint-Germain-des-Prés area was the center of the existentialist movement (associated with Jean-Paul Sartre and Simone de Beauvoir).
The Musée d'Orsay, situated on the left bank of the Seine, is housed in the former railway station, the Gare d'Orsay. It holds mainly French art dating from 1848 to 1914, including paintings, sculptures, furniture, and photography, and is probably best known for its extensive collection of Impressionist masterpieces by popular painters such as Monet and Renoir.
The Musée Rodin contains most of Rodin's significant creations, including The Thinker and The Kiss. Many of his sculptures are displayed in the museum's extensive garden. The museum has also a room dedicated to works of Camille Claudel.
- Hotel Policies
| Check In: | 14:00 hours |
|---|
| Check Out: | 12:00 hours |
|---|
| Cancellation Policy: | If cancelled or modified up to 1 day before the date of arrival, no fee will be charged. If cancelled or modified later or in case of no-show, the first night will be charged. |
|---|
| Children and Extra Bed Policy: | All children are welcome. One child under 5 years stays free of charge when using existing bedding. One child under 2 years stays free of charge in a baby cot. One older child or adult is charged EUR 55.00 per night and person in an extra bed. Maximum capacity of extra beds/babycots in a room is 1. |
|---|
| Deposit Policy: | No deposit will be charged. |
|---|
| VAT and city/tourist taxes: | VAT is included. Service charge is included. City/tourist tax is included. |
|---|
| Meal Plan: | Buffet breakfast is not included and costs EUR 25.00 per person. |
|---|
| Pets: | Pets are allowed on request. No extra charges. |
|---|
| Accepted credit cards: | The hotel reserves the right to pre-authorise credit cards prior to arrival.
- American Express
- Visa
- Euro/Mastercard
- Diners Club
- JCB
|
|---|
|
|
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
16/1/2008 - Karlı dağlar masalı: La Clusaz dünyayı tanıyalım
Karlı dağlar masalı: La Clusaz
Mont Blanch Dağları'nda karlı masal kasabası La Clusaz. Uçsuz bucaksız kayak pistleri, şaleleri, açıkhava partileri ve sıcak havuzları ile Avrupa jet-set?inin popüler kayak merkezi... Hülya ile Gül bu büyülü kış masalını sizler için araştırdılar.
Karlı bir kış masalı yaşamaya gidiyoruz. Fransa'nın Lyon kentinden, sisli bir kış sabahı yola çıkıyoruz. Alp Dağları'nın uzantısı olan Mont Blanch Dağları'na doğru yol alıyoruz. Sık ormanlar çıkıyor karşımıza, ormanların arasında sakin göller? Gölde yüzen kuğular ve ördekler hayatını huzur ve dinginlik içinde yaşamayan şehirlilere adeta nispet yapıyor. Bacası tüten köy evleri, sabah sisinde sanki uyku mahmuru. Yol üstündeki küçük kasabaların sıcacık pastanelerinde mola veriyor, kahve içip taze çörek yiyoruz. Şehrin içini kuşatan kanalları ve minik köprüleri ile Fransa'nın Venedik'i olarak anılan Annecy'yi keşfetmeyi dönüşe bırakıyor, büyülü bir kış masalı için karlı zirvelere doğru çıkıyoruz. Karşı tepenin üstünde bir şato hayaleti... Gerçek olup olmadığını anlamak için Manthon St. Bernard Şatosu okunu takip ediyoruz. İhtişamlı bir kapının önündeyiz. Sanki zaman eşiğinden atladık ve bir anda ortaçağa geçip bir senyörün şatosuna konuk olduk. Hafta sonları o günleri yaşatan kostümlü gösteriler de oluyormuş şatoda. Ortaçağdan günler çalmak istiyorsanız, siz de mutlaka Manthon Saint Bernard Şatosu?na uğramalısınız. Saint Bernard kasabası ise ağaç evleri, yemyeşil doğası, minik kilisesi ve dev gibi çam ağacının süslendiği küçük meydanı ile gerçek bir dağ kasabası. Kulağa tanıdık gelen bir Fransız şansonunun doldurduğu meydanda tam bir panayır havası esiyor. Dağın yükseklerine doğru çıktıkça, doğanın zenginliği artıyor, manzaralar güzellikleriyle insanın aklını başından alıyor. La Clusaz'a birkaç kilometre kala, Thones kasabasına uğruyoruz. Kasaba girişindeki küçük köprünün altından, buz gibi sular akıyor. Fileleri sebze ve meyve dolu kadınların geldiği yönü takip ediyoruz ve Thones kasabasında cumartesi günleri kurulan yerel pazarın içine dalıveriyoruz. Bütün kabaklar, biberler, meyveler parlıyor tazelikten. Aklınızda bulunsun, peynir almak için en iyi yerdesiniz. Çünkü Fransa'nın Haute Savoie bölgesinde, peynirleriyle meşhur Thones vadisindesiniz. Özellikle bölgedeki çiftliklerde ürettilen beaufort peynirlerini ve ev yapımı şarapları mutlaka denemelisiniz. Bölgeye yaz aylarında gittiğinizde ise, çiftlikleri tadım yapmak ve alışveriş için gezebiliyorsunuz. Zaten La Clusaz ile Thones arası 15-20 dakika.
Pullu yılbaşı kartları gibi
Kasaba girişindeki tabela; ''La Cluzas'ya Hoşgeldiniz'' diyor. Masallarda anlatılan dağ kasabalarından birindeyiz işte. Hatta karlı günlerde geçen tatlı bir aşk hikayesinin film platosunda. Bayram ve sömestr tatilini karlı bir dağ masalının içinde, kayak yaparak, şömine başında keyifli sohbetlere dalarak geçirmek isteyenlere La Clusaz'yı tanıtmak için, biz haliyle Noel öncesi geldik buraya. Dolayısıyla karlar henüz tam manasıyla ortalığı beyaz pamuk gibi bir güzelliğe dönüştürmemişti. Ama yine de, ağaç evleri, yüksek çatıları, çan kulesi ve çam ağaçları ile pullu yılbaşı kartlarından biri duruyor karşımızda. Kışın ilk karı Noel tatilinde düşmeye başlıyormuş buraya. Yılbaşı sonrasında da, beyazlıklar içinde bir masala, gece ateş başında yapılan eğlencelerle birlikte bir şenlik kasabasına dönüşüyormuş. Üstelik Avrupa sosyetesinin uzun yıllardır vazgeçemediği bu kayak merkezi, son zamanlarda Amerikalı zenginlerin ve İngiliz asillerinin de kış tatillerini geçirdikleri bir numaralı yer olmuş. Tipik bir dağ evi tarzında yapılmış otelimizin resepsiyonundaki panoda da zaten pek çok ünlü aktörlerin, politikacıların, sporcuların hatıra fotoğrafları bunu kanıtlıyor. Otelin lobisinde çıtır çıtır şömine yanıyor. Şömine başındaki rahat koltuklara oturup keyif yapmayı akşama bırakıyor ve çıtır desenli perdeleri ve yatak örtüleri ile çok sevimli olan odalarımıza hemen yerleşiveriyoruz. Buradaki otellerin her odası harika bir manzaraya bakıyor. Çam ağaçlarının boyu balkonumuza kadar çıkmış. Burada yaşayacağımız o kadar çok güzellik var ki, insan tatile nereden başlayacağını bilemiyor.
|
|
|
|
|
Dağların zirvelerinde macera
Mont Blanch Dağları, belli ki her iklimi farklı güzellikle yaşıyor. İkbaharda canlanıyor, yazın kalabalık sahillerinden sıkılanlara doğal alternatifler sunuyor, kışın da karlı günlerin destansı güzelliğini yazıyor. Doğaya aşık olanlar, burada yalnızca kayak yapmak zevkini yaşamakla yetinmiyor, doğanın içinde yaptığı uzun yürüyüşler ve keşif gezileriyle tatillerini unutulmaz bir anıya dönüştürüyorlar. Başımı gökyüzüne kaldırıyorum, dağların üstünde kırmızı paraşütüyle uçan maceracı bir ruh. Kimbilir, ne muhteşem güzellikler seyrediyordur yukarılardan. Bu kez uçamasak da hemen teleferiğe biniyor ve dağların zirvelerine doğru yükselmeye başlıyoruz. Bembeyaz çam ormanları, küçük göller, şırıl şırıl dereler ve sıcacık dağ evleri altımızda kalıyor. ''Özgürlüğe kanat açan bir büyü olmalı bu'' diyorum içimden... Kayak tutkunları La Clusaz'ya aşık olacaklar. Çünkü beş ayrı platodan oluşan bu kayak merkezinde, saatlerce ara vermeden kayak yapmak mümkün. Öyle ki, ayrı yükseklikteki bu platolarda, L'Etale'den Balme'a, Beauregard'dan L'Aiguille'e ve hatta Monigod üzerinden, kayak yapmadan asla ikinci kez geçemezsiniz. Ruhunuzda doğayla bütünleşmenin hazzı, arkanızda bir doğa tutkununun bembeyaz izleri... Kayak yapmayı bilmiyorsanız da sorun değil çünkü burada ders veren kayak hocaları kendi dallarında şampiyonluk kazanmış sporcular. Yalnızca kayak değil, özellikle snowboard yapmanın tüm inceliklerini de çok kısa sürede öğretiyorlar ve siz de beyazlıklar içinde kendi stilinizle uçuş yapmanın hazzını yaşyırsonuz.
Dolunayda kayak rüyası
Çocuklar ve çocuklu aileler için de iyi haberlerimiz var. La Clusaz kayak merkezi, siz kayak yaparken çocuklarınızla gün boyu ilgileniyor. Kardan adamlar yapıyorlar, kızak partileri düzenliyorlar, kayak yapmayı öğretiyorlar. Çocuklarınız inanın sizi bile unutacak orada. Araştırdık, özellikle Club des Marles ve Club des Champions bu konunun en iyi yerleri. La Clusaz kayak merkezinin sloganı, ''Sizin memnuniyetiniz ve hayallerinizin gerçeğe dönüşmesi.'' Ayışığında kayak yapmak rüyalarınızdan biri miydi? Dolunaylı gecelerde bu rüyanız gerçeğe dönüşüyor ve siz de kendinizi bir kış büyüsünün içinde buluyorsunuz. Bu dağ kasabasında oturacak vakit dahi bulamayacaksınız. Buz pateni yapmak, kızakla kaymak, kar yağarken sıcacık sulu açık hava havuzlarında mutluluktan eriyerek gece partilerine hazırlanmak, yaşamın gerçek anlamını hatırlatacak size de...
% 100 kış partisi
Yemek konusunda ise çok şanslısınız. Otel restoranlarının sıcacık atmosferi ve şık sofraları dışında, kasaba çok romantik ve çok sevimli restoranlarla dolu. Üstelik kocaman porsiyonlardaki yemeklerin lezzetlerini tarif etmek imkansız. Öğle yemeğinde Cafe Cafes Richard'ı şiddetle tavsiye ederim. Kendinize sıcak keçi peynirli bir salata söyleyin, bir kadeh de kırmızı ev şarabı. Malum, buranın peynirleri çok meşhur. Tıpkı Heidi?nin dedesi Alp Amca'nın yaptığı gibi eritme peynirlerden yiyecek, bir çocukluk hayalinizi daha gerçeğe dönüştüreceksiniz. Geceleri ise La Cluza baştan sona bir açıkhava partisine dönüşüyor. Hemen her otelin önünde, kasaba meydanında müzikler çalınıyor, danslar ediliyor, sıcak şaraplar içip dünyanın dört bir yanından gelen yeni arkadaşlarla danslar ediliyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde ise partiler neşeli gruplarla dolan barlarda sürüyor. Bali Bar'ın önünden ilk geçişimizde adıyla dalga geçmiştik. Gecenin bir yarısı yolumuz oraya düştü. Sahibi de, konukları da öyle sıcak ve samimi insanlar ki, çeşit çeşit içkiler sundular bize. Rom, tekila ve yeşil limon parçacıklarından oluşan Ti-Punch'ı mutlaka denemelisiniz. Neşeli bir kış partisi için ondan daha nefis bir içki görmedim. Günler de, geceler de çok uzun La Clusaz?da. Teleferikle çıkıyor, uzun yürüyüşler yapıyor, kızakla kayıyor, dükkanları dolaşıyor, karlı kartpostallar ve karlı küreler alıyor, sıcak çaylar içiyor, sıcak su havuzunda keyif yapıyor, bilardo bile oynuyoruz. Ama her günün ve gecenin sonu, şömine başındaki koltuklara yayılıp birbirimize tatlı kış hikayeleri anlatmakla noktalanıyor. La Cluzas?daki son sabahımızda, bu güzel büyüyü hafızama kazımak için balkona çıkıyorum. Kışın ilk karı burnumun üstüne düşüyor. Nerede okumuştum hatırlamıyorum, kışın ilk karı düşerken tutulan dilekler gerçek olurmuş. "Beyaz ipek gibi yağdı kar" diye başlayan bir şiir geliyor aklıma. Etrafında meleklerin uçuştuğu ağaç evlerde gerçeğe dönüşen bir kış masalı yaşamayı diliyorum. Siz de bu kış bir kar masalını gerçeğe dönüştürmek, kendi masalınızı yazmak için derhal Cafe Tur'u arayın ve La Clusaz'a gitmek için rezervasyonlarınızı yaptırın. |
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/11/2007 - bayramda saklıkent te idik
bayramda eşim sağolsun beni gezdirmedik yer bırakmadı önce saklıkente gittik amacımız bir gün apartta kalıp dönmekti ama hava soğumuş vede yağmur başlamıştı bizde eve dönmeye karar verdik akşamında döndük fetiyeden ama gündüz denize girdik çok güzel bir koy keşfettik
kiralık ayakkabılar sağda
dönüştede saklıkente uğradık ama nasıl güzel bir manzara anlatamam çok fazla gezilecek yer yok eğer çoçuğunuz varsa çünki naylon ayakkabı kiralıyorlar ve onlarla ileriye doğru gidiyosun biz suyun başladığı yere gittik asıl susuz ama iki dağın arasında gezilecek yerler varmışş
buda saklıkente girişte yol aşağı doğru inişe geçiyor bu manzarayı görünce hemen durduk bi kenarda eşim çok sever böyle fotoları çekmeyi aldı makinayı bu güzel fotoları çektii
bu gördüğünüz merdivenlerden çıkarak dağa monte edilmiş tahta yoldan gidiyorsunuz altta sular akıyor suyun soğukluğu bacaklarına vuruyor insanın oo kadar serin yani bu suyun içindekilerde bir bağırıyo görmeyin madem bağıracaksın niye giriyon suya kardeşim diil mi ama???????????????
buraya da kayıp cennet diyolar oda saklıkentte ama ben pek cennet göremedim suyun içinde dibinde yani otlar var ona takmışlar bu ismi resimde daha net görüyosunuz zaten yorum size kalmış ...........
tabi gelenler için yanlarda gördüğünüz oturalacak yerler var buralarda turistler türk yemeklerini yiyolar
aynı yerler saklıkentte de var
burdada solda suyun başladığı yer var suyun üzerine oturma yerleri yapılmış sağda kiralık ayakkabılar ortada da bahsettiğim ileri giden yer var dağların arası ama orda su yokk
benden fotolar bu kadar gidin görün derim bu manzarayı çok uygun apartlar var fethiyede ....
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
9/8/2007 - Dünyanın En Net Fotografı
Dünyanın En Net Fotografı
NASA, Terra uydusundan elde edilen görüntülerle Dünya'nın en net fotoğrafını oluşturdu. İşte o fotoğraf...
Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Dünya'nın bugüne kadar çekilmiş en net fotoğrafını basına tanıttı. Fotoğrafın, 2002 yılında Dünya'nın 700 kilometre üstündeki yörüngesine oturan Terra adlı uydunun bugüne kadar gönderdiği görüntüler birleştirilerek oluşturulduğu açıklandı.
ANALİZ İÇİN KULLANILACAK
NASA uzmanları, görüntülerde yerkürenin neredeyse her kilometrekaresinin detaylı bir şekilde görülebildiğini iddia etti. Bilim adamları uydu fotoğrafının Dünya yüzeyini; okyanuslar, buzullar ve bulut oluşumlarının gözlemlenmesi ve analizi için yararlı bir materyal olduğuna dikkat çekti.

<****** type=text/**********>
var tmp;
tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a");
for(i=0; i
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3/8/2007 - Ağustos'ta Kar Topu Oynuyorlar
Ağustos'ta Kar Topu Oynuyorlar
Türkiye'nin aşırı sıcaklardan kavrulduğu bu günlerde, bazı vatandaşlarımız kar topu oynuyor.
Artvin'in Borçka İlçesi Camili yöresi Cankurtaran geçidi mevkisinde kocaman kar kütleleri üstünde vatandaşlar kar topu oynuyor.
Artvin'de yaklaşık bin 250 rakımlı Borçka Camili yöresi Cankurtaran mevkisinde kar kütleleri hava sıcaklıklarının en yüksek olduğu ağustos ayında bile erimiyor.
Termometrelerin gölgede 35- 40 derece sıcaklığı gösterdiği ağustos ayının ilk günlerinde bu bölgeden geçen yerli ve yabancı turistler gördükleri manzara karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyor.
Sıcak havanın vermiş olduğu yorgunluğu kar kütlelerine dokunarak atmaya çalışan turistler, bu anı fotoğraf makineleriyle de görüntülemeyi ihmal etmiyor. Öte yandan, elleriyle kazıdıkları karları yiyen turistler zaman zaman da bir birlerine kartopu atarak güzel görüntüler oluşturuyor.
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
25/5/2006 - hakkariden bir gökkuşağı manzarası

arkadaşlar 2 yıldır hakkarideyim ve bu manzarayı ilk kez gördüm resmi balkonumdan çektim
manzara o kadar ilginç ki
resmin ortasında güneş var yanla karanlık karşıda gökkuşağı hemde birde değil tam iki tane birden bir yandan yağmur yağıyor
inanın bu yaşıma kadar hiç bir şekilde böyle bir havayla karşılaşmadım
o kadar şaşırdımki hem güzel hemde enteresan bir havaydı sizlerle paylaşmak istedim bunu
bilmiyorum net anlaşılıyormu ama resmin ortası aydınlık yanlar karanlık
çok ilginç hakkari deki biçok şey gibi ilginçççççç
|
|
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
29/3/2006 - Tutulma Üzerine İnanışlar
| Tutulma Üzerine İnanışlar |
| 29.03.2006 16:14 |
| Günümüzde, güneş tutulmasının nedenini ilkokul çocukları bile biliyor. Peki eski çağlarda bu nasıl açıklanırmış merak ediyor musunuz? İşte çok ilginç tutulma inanışları. |
Tarihteki bazı toplumların güneş tutulmasıyla ilgili ilginç inanışlara sahip oldukları bildirildi.
İnternetten derlenen bilgilere göre, bilimsel olarak açıklanmasına kadar gelen süreçte güneş tutulması çeşitli kültürlerde farklı biçimlerde açıklanmaya çalışıldı. Tutulma, Uzakdoğu'da ejderhanın güneşi yediği, Vietnam'da bir kurbağanın marifeti olduğu, Güney Amerika'da kara bir jaguarın, İskandinavya'da ise bir kurdun tutulmaya neden olduğu düşünülüyordu.
Mısır'da kötü kalpli yılanın güneş tanrısı Ra ile kavgası, Kızılderililer'in ise ay ile güneşin savaşı olarak inandığı güneş tutulması, Mezopotamyalılar'da da daha farklı algılanıyordu. Mezopotamyalılar tutulma sırasında yaptıkları törenlerde meşaleler yakarak, güneşi yeniden aydınlatacaklarına inanıyorlardı.
Eski çağlarda güneş tutulması, yeryüzündeki yaşam için korkutucu olaylar olarak da yorumlanıyordu. İskandinav'daki inanışa göre bir büyücü cezalandırılır ve zincire vurulur. Büyücü intikam için gökyüzünde kurtlar yaratır ve bu kurtlar güneşi yerler.
Norveç mitolojisinde, adına Skoll adı verilen kurdun takip ettiği güneşi yuttuğuna inanılırdı.
Çin'de gökyüzüyle ilişkili tanrısal bir köpek bu görevle uğraşırken, bir başka Asya kültüründe bu işi bir ejderha yapmaktadır.
|
http://www.nasa.gov/vision/universe/solarsystem/sun_earthday2006.html
tutlmayı nasanın bu adresinden izleyebilirsiniz çok güzel gerçekteeeennnn
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/3/2006 - kış tatili yada yazı özleyenlere

ben diyecek birşey bulamıyorum arkadaşlar hele hakkari de hiç bulamıyorum yılın 8 ayı kış olan bu memleketin temmuz ayında dağlarında hala kar oluyooorrrrrr
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
| |