|
hand knit,örgü,dantel,yemek,tatil,croche,örgü kulübü,kişisel,elişi,hobi,daha neler neler |
5/10/2008 - bu vatanı kim bölebilir

onca aileye ateş düşürenler onca ana kuzusunu anasından eden vahşiler hepinizin allah belasını versin hayvan gibi dağda şerefsiz köpek gibi sokakta dolaşın bakalım nereye kadar dolaşacaksınız elbet sonunuz gelecek ....
hemde sizi sizin gibi pislikler yok edecek benim şanlı askerim elini bile sürmeyecek sizlere leşşşş topluluğu pis yaratıklar embesillerrr
daha ne denirkiiiii
bu yavrulara kardeşlere bakmaya kıyanmazken silah nasıl kaldırılır hiç mi vicdan yok insaf yokk... bu kadar kişinin ahından biri mutlaka tutar sizleri helak olun yok olun adi pisliklerrrr
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
5/10/2008 - İşte Şehit Askerlerimiz!
Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki saldırıda şehit olan askerlerin cenazeleri ile bazı yaralılar, helikopterle Hakkari'ye getirildi. İşte şehitlerimiz... Hakkari Şemdinli'deki Aktütün Jandarma Sınır Birliği'ne yönelik terör örgütü PKK saldırısında şehit olan Piyade Çavuş İlhan Küçüksolak'ın ailesinin, komutanların acı haberi vermeye geldiği sırada televizyonda haberleri izlediği ortaya çıktı.
Kocaeli'nin Çayırova ilçesine bağlı Emek Mahallesi Bosna Caddesi 48. Sokak Numara 8'de oturan Solak ailesinin evine, oğullarının acı haberiyle birlikte ateş düştü. Hain saldırının ardından televizyon başından ayrılmayan aile, 3 çocuklarının en küçüğü olan oğulları Piyade Çavuş İlhan Küçüksolak'ın durumu hakkında bilgi almaya çalışırken evin kapısı çaldı. Acılı aile, kapıyı açtıklarında karşılarında gördükleri askerler ile birlikte ağladı. Aileye acı haberi verirken televizyonda haberleri izleyen Anne Kadriye Küçüksolak'ın baygınlık geçirdiği, yakınlarının gözyaşlarına boğulduğu öğrenildi. Bu sırada komutanların da gözyaşlarını tutamadığı ve aileyi teskin etmeye çalıştıklarını belirtildi.
Şehit Çavuş İlhan Küçüksolak'ın cenazesinin yarın Kocamustafapaşa Camiinde kılınacak öğle namazının ardından düzenlenecek askeri törenle Gebze Şehitliği'nde toprağa verileceği öğrenildi.
ŞEHİT ASTSUBAYIN BABA OCAĞINDA YAS VAR Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde Aktütün Jandarma Sınır Bölüğüne terör örgütü unsurlarınca düzenlenen saldırıda şehit olan Jandarma Özal Harekatta görevli Astsubay Çavuş Hasan Önal'ın (21) Eskişehir'deki baba evinde yas var. Eskişehir Merkez Komutanlığı ve İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri, sağlık ekipleriyle, şehidin 71 Evler Mahallesi Suluova Sokak'taki baba evine gelerek acı haberi yakınlarına ilettiler ve başsağlığı dilediler.
Eskişehir'in Alpu ilçesinde bir yakınını düğününe giden şehidin babası Durmuş Ali Önal, haberi alır almaz yakınlarınca Eskişehir'e getirildi.
Eve geldiğinde fenalaşan baba Önal, ambulansla Eskişehir Asker Hastanesine kaldırıldı. Durmuş Ali Önal'ın sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Şehidin çok sayıda yakınının da geldiği baba evinden yükselen ağıtlar yürekleri dağladı. Şehit Hasan Önal'ın sinir krizi geçiren yakınları, askeri yetkililer ve komşuları tarafından sakinleştirildi. Şehidin fenalaşan yakınları, ambulanslarda tedavi altına alındılar. Şehit Hasan Önal'ın amcası Ahmet Önal, yeğeniyle gurur duyduğunu belirterek, ''Bayramda ailesini aramış (Beni merak etmeyin iyiyim) demiş. Takdiri ilahi buymuş. Vatan sağ olsun'' dedi.
Şehidin 11 yaşındaki yeğeni Kubilay Önal ile 5 yaşındaki Sudenaz Önal da gözyaşlarını tutamadılar. 2 çocuk yakınlarınca evden uzaklaştırılırken Kubilay Önal, ''Dayı ben seni davul zurnayla askere göndermiştim. Teröre lanet olsun'' dedi.
ER DAVUT İLBAŞ'IN 2 ÇOCUK BABASIYDI Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Jandarma Sınır Bölüğü'ne düzenlenen terör saldırısında şehit olan jandarma piyade er Davut İlbaş'ın 2 çocuk babası olduğu bildirildi. Şehit er Davut İlbaş'ın Siirt'in Alan Mahallesi'nde oturan ailesi, acı haberi, evlerine gelen askeri yetkililerden öğrendi. İlbaş'ın şehit olması, babası Süleyman Yusuf, annesi Dere, eşi Asiye ile diğer yakınlarını üzüntüye boğdu. Aile fertleri, şehidin ardından ağıt yaktı. Davut İlbaş'ın Serkan (5) ve Beyza (3) adında iki çocuk babası olduğu bildirildi. Şehidin evini ziyaret eden Siirt 3. Komanda Tugay Komutanı Tuğgeneral Özhan Ayaş, baba Süleyman Yusuf İlbaş ile diğer aile fertlerini teskin etti. Şehit İlbaş'ın cenazesinin bu akşam helikopterle Siirt'e getirileceği, yarın düzenlenecek törenin ardından toprağa verileceği belirtildi.
ŞEHİT JANDARMA UZMAN ONBAŞI RASİM ESER AİLESİNE, ACI HABERİ KAYMAKAM VERDİ  Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde bulunan Aktütün Jandarma Sınır Bölüğüne terör örgütünce düzenlenen saldırıda şehit olan Jandarma Uzman Onbaşı Rasim Eser'in (25), Mersin'in Silifke ilçesindeki ailesine acı haberi ilçe kaymakamı Ahmet Beyoğlu verdi. Silifke'nin Atayurt belgesinin Olukbaşı Mahallesi'nde yaşayan Eser ailesinin evine, Garnizon Komutanı Binbaşı İbrahim Alan, Emniyet Müdürü Mehmet Yüceli, Sağlık Grup Başkanı Dr. Deniz Kayam ve jandarma komutanlığında görevli rütbeli personelle gelen Silifke Kaymakamı Ahmet Beyoğlu, önce acı haberi verdi, ardından aileyi teselli etmeye çalıştı. Eşini yaklaşık 4 yıl önce kaybeden biri kız diğeri erkek iki çocuk annesi Ümmühan Eser (55), sinir krizleri geçirirken, ''Evladımla en son arife günü telefonla görüşmüştüm. Onun sesini son kez duyduğumu nereden bilirdim. Tek erkek evladımın daha mürüvvetini bile görmedim. Allahım sen sabrımızı ver'' diye gözyaşı döktü. Şehidin kardeşi Hatice Eser ise yakınları tarafından teskin edilmeye çalışıldı.
ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ ILGIN, GÖREV YERİNE YENİ TAYİN OLMUŞ PKK'lı teröristlerin Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Jandarma Karakolu'na düzenlediği saldırıda şehit olan 15 askerden biri olan Adanalı Uzman Çavuş Ozan Onur Ilgın'ın bir ay önce tayininin çıktığı öğrenildi. Yurt Mahallesi 338 Sokak İsa Bey Apartmanı 15 numaralı dairede oturan ailesinin evine gelen askeri yetkililer, üvey babası Joseph Wilson'a acı haberi iletti. Anne Deniz Wilson çalıştığı için, askeri yetkililer bilgiyi telefonla verecek. Şehit Uzman Çavuş Onur Ozan Ilgın'ın bekâr olduğu öğrenildi.
ŞEHİT UZMAN ÇAVUŞ HASAN AYGÖR, 1 AY ÖNCE KAYBETTİĞİ ANNESİNİ KAYBETMİŞTİ  Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Jandarma Sınır Bölüğü'ne düzenlenen terör saldırısında şehit olan Uzman Çavuş Hasan Aygör'ün bir ay önce annesini kaybettiği, cenaze dolayısıyla bir süre kaldığı Kırıkkale'den görev yerine yeni döndüğü bildirildi. Şehit Uzman Çavuş Hasan Aygör'ün (28) Kırıkkale'deki ağabeyinin evine acı haber sabah ulaştı. Şehidin Kırıkkale'de özel bir hastanede doktor olan ağabeyi Duran Aygör'ün Yaylacık Mahallesi'ndeki evine gelen yakınları, sinir krizi geçirdi. Duran Aygör, sürekli korktuklarını, hatta bu sabah telefon etmeyi düşündüğünü ifade ederek, ''Şehit olacağı kalbime doğmuştu'' dedi. Aygör'ün teyze ve ablaları ''Yavrum bir ay önce anneni kaybettin, biz ona üzülüyorduk, şimdi seni kaybettik'' diye konuştu. Babası Hüdaverdi Aygör'ü 5 yıl önce kaybeden, annesi Gülten Aygör'le Kırıkkale'de yaşayan şehit Hasan Aygör, uzman çavuş olduktan sonra, önce İstanbul'da görev yaptı. Ardından ikinci görev yeri olan Şemdinli'ye tayin oldu. Bir ay önce, Kırıkkale'de yalnız yaşayan annesi hastalıktan vefat etti. Cenaze dolayısıyla izin alarak Kırıkkale'ye gelen şehit Aygör, görev yeri Şemdinli'ye yeni dönmüştü.
TERHİSİNE 7 AY KALA ŞEHİT OLDU  Hakkari Şemdinli'deki Aktütün Jandarma Sınır Birliği'ne yönelik terör örgütü PKK saldırısında şehit olan Jandarma Er Çağlar Mengü'nün, terhisine 7 ay kaldığı öğrenildi. Şehit Er Mengü'nün ailesinin misafirlik için Ankara'da bulunduğu, acı haberi alır almaz İstanbul'a hareket ettiği bildirildi. Şehit erin ailesinin kaldığı evin önünde toplanan vatandaşlar da, eve büyük bir Türk bayrağı astı. Şehitin bir arkadaşı ise ağlayarak sinir krizi geçirdi
DİYARBAKIR'DA MATEM  Terör örgütü PKK tarafından Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Jandarma Karakolu'na düzenlenen saldırı sonucu şehit olan askerlerden Hakkı Aran'ın Diyarbakır'daki evine ateş düştü. Jandarma ekipleri, Hakkı Aran'ın Bağıvar beldesindeki evine giderek ailesine acı haberi verdi. Şehit Jandarma Er Hakkı Aran'ın cenazesi, Van'dan helikopterle Diyarbakır'a getirilecek. Yapılacak tören sonrası Bağıvar beldesinde toprağa verilecek. Kimliği açıklanan şehitlerimizin isimleri: jandarma uzman erbaş Bahattin Erturhan - Sivas Astsubay Çavuş Hasan Önal - Eskişehir Piyade uzman Çavuş Selçuk Can - Osmaniye Uzman Çavuş Hasan Aygör - Kırıkkale jandarma piyade er Davut İlbaş - Siirt Jandarma piyade er Hakkı Aran - Diyarbakır jandarma piyade er Ramazan Yeşil - Antalya Jandarma Uzman Onbaşı Rasim Eser - Mersin Piyade Uzman Çavuş Cahit Yıldırım - Erzurum Jandarma Er Çağlar Mengü - İstanbul Jandarma Er Oktay Karakelle - İstanbul jandarma komando er Halil İbrahim Arlık - Denizli Komando Çavuş İlhan Küçüksolak - Kocaeli Piyade onbaşı Muhammet Aydemir - Artvin Uzman Çavuş Onur Ozan Ilgın - Adana
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/8/2008 - Zafer Bayramı - 30 Ağustos ( 26-30 Ağustos Zafer Haftası)
Zafer Bayramı - 30 Ağustos ( 26-30 Ağustos Zafer Haftası) Türk tarihi zaferlerle doludur. Ama 30 Ağustos 1922’de zaferle sonuçlanan Dumlupınar Savaşı, Türk ulusunun yeniden dirilişidir.
Malazgirt Savaşı’yla (1071) 26 Ağustos’ta Anadolu’nun Türklere kapıların açan kahraman ordumuz; Başkomutanlık Meydan Muharebesi’yle de Anadolu topraklarının Türk Vatanı" olduğunu önünde durulmaz bir iradeyle düşmana ispatlamıştır. Ve yine ulusumuzun iradesiyle Cumhuriyet kurulmuştur. Atatürk, ünlü "Nutuk"unda Kurtuluş Savaşı’nı anlatır. Her Türk yurttaşının okuması gereken Nutuk (Söylev)’da Atatürk savaşa nasıl hazırlandığımızı da anlatmaktadır.
O’ndan öğrendiğimize göre: Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı ve İnönü Savaşları kahramanı İsmet Paşa ve Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa büyük bir gizlilik içinde taarruz planlarını hazırlarlar.
1922 Ağustos ayında Türk Ordusu taarruza geçmek için, Kurmay heyeti’nce karar verilir. Mustafa Kemal, İsmet Bey, Fevzi Çakmak ve diğer paşalar ile kurmaylar; savaşı yönetmek üzere Kocatepe’ye gelirler.
26 Ağustos sabah, saat 05.30’da Türk topçu birlikleri Afyon’un güneyinden düşman siperlerini ateşle vurmaya başlar. Ardından piyadeler hücuma geçerler. Planlandığı gibi Büyük Taarruz devam eder ve düşman gerilemeye başlar, bozguna uğrayarak ikiye ayrılır.
30 Ağustos’a kadar düşman ordusu çembere alınır. 30 Ağustos sabahı, 1. Ordu ve avcı hatlarını ile 4. Kolordu’yu denetleyen Başkomutan Mustafa Kemal Paşa; saat 14.00’da Aslıhanlar yakınındaki "Komuta Karargâhından taarruz emrini verir. Dumlupanır’da ordumuz düşmana son darbeyi vurur. Düşman askerleri kaçmaya başlar. Mustafa Kemal Paşa; kaçan düşman askerlerini kovalamak için, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!" komutunu verir. Yunan Başkomutanı General Tikopıs dâhil çok sayıda esir alınır.
Şahlanan Türk Ordusu düşman güçlerini İzmir’e kadar kovalar. 9 Eylül 1922 günü Türk Ordusu İzmir’e girer. Batı Anadolu’yu yakan yıkan düşman kuvvetleri canlarını zor kurtararak, geldikleri gibi gemilere binerek giderler.
30 Ağustos 1922 tarihi, Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.
Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu’na şükran ve minnetlerimizi sunarken, ulusumuza da Zafer Bayramı kutlu olsun...
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/5/2008 - ilk anneler günüm

sevgili arkadaşlarım biliyorsunuz oğluşumla ilk anneler günümüz anlatılmaz duygular içindeyim neler hissettiğimi anlatamıyorum bile ...
meğer anne olmak ne kadar güzel mişş
canım yavrumla inşallah daha nice anneler günü yaşarız oğluşumun doğum gününe de az kaldı 1 yaşına girecek bebeğim 5 haziranda ..
heralde annaler gününden sonra yaşayacağım en büyük heyecanlardan olaccak 5 haziran
kendi doğum günümü unuttum bile heheh ee 3 haziranda benim ama artık hayatımda 5 haziran varrr
yavrumun ilk hediyeside güllü su takımı oldu tabii babası aldıı oğluşuma kaldıı birde mausu kırmıştı onuda almış babası bunlar deniz efe den bana anneler günü hediyesii
bana yavrumdan güzel hediyemi olurr canım yavrumm...
eşimin hediyesi de ekmek yapma makinasıı ...

cuma akşamından da eskişehirdeki kardeşim ankara daki ailem çıkıp geldiler anneler gününde yanımdaydılar harika 2 gün geçirdim sevdiklermile onlara doyamadım bile ama gurbetlik böyle onlar sağ olsunlarda sağlıklı olsunlar da 1 günde 1bie ay da 1 değil mi....
BÖYLECE İLK ANNELER GÜNÜMÜDE KUTLAMIŞ OLDUKK
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/3/2008 - Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı

Bir zamanlar biz de millet...
Hem nasıl milletmişiz...
Gelmişiz dünyaya...
Milliyet nedir?
Öğretmişiz...
BİR YOLCUYA Dur yolcu! bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda İstiklal uğrunda, namus yolunda Can veren Mehmet'in yattığı yerdir.
Bu tümsek, koparken büyük zelzele, Son vatan parçası geçerken ele, Mehmed'in düşmanı boğduğu sele Mübarek kanının akıttığı yerdir.
Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti Yaptığı bu tümsek, amansız çetin Bir harbin sonunda bütün milletin Hürriyet zevkini tattığı yerdir.
Necmettin Halil ONAN
şehitlerimiz unutulmadınız unutmayacağızz............ |
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/3/2008 - 12 mart 1921 İSTİKLAL MARŞI NIN KABULÜ

istiklal marşı ve kabulü İSTİKLAL MARŞI Kurtuluş Savaşı'nın başladığı yıllarda, cephedeki askerlerimizi coşturacak, onların morallerini yükseltip ulusal duygularını güçlendirecek bir ulusal marşın hazırlanması düşüncesi, Genelkurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey tarafından ortaya atıldı. Bunun üzerine Millî Eğitim Bakanlığı ödüllü bir yarışma açtı ve durumu tüm yurda duyurdu. Yarışmaya 724 şiir katıldı. Değerlendirme komisyonu şiirlerin tamamını inceledikten sonra altı tane şiir, ulusal marş olmaya uygun görülüp ayrıldı, ötekiler elendi. Ancak yapılan değerlendirmede bu altı şiirin de ulusal marş olma niteliği taşımadığı sonucuna varıldı. Zamanın Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, ulusal marşı Mehmet Akif Ersoy'un yazmasını istiyordu. Oysa Mehmet Akif, uçunda para ödülü olduğu için yarışmaya katılmamıştı. Ulusal marş niteliği taşıyan bir şiirin bulunamaması üzerine dostları devreye sokularak Mehmet Akif ikna edilmeye çalışıldı. Sonunda para ödülünün kaldırıldığı konusunda güvence verilince Mehmet Akif, marşı yazmayı kabul etti.Daha önce ayrılan altı şiirle Mehmet Akif'in yazdığı şiir arasında yapılan değerlendirmede Akif'in şiiri birinci oldu.
İSTİKLÂL MARŞIMIZIN ANLAM ve ÖNEMİ istiklal marşımızın anlamı ve önemi İstiklâl Marşı’nın yazıldığı tarihte Anadolu’nun birçok şehri işgal altındaydı. Muazzam bir devleti dört yıl gibi kısa bir sürede kaybeden Türk milletinin bağımsızlığı tehlikedeydi. Âkif’in İstiklâl Marşı’nı yazması kolay olmamıştır. Bu güçlük, şairin sanatçılığı yönünden değildi. Şairi bu marşı yazmaktan alıkoyan sebep, bunun için para mükafatının konmuş olmasıydı. Türk milletinin istiklâl ve vatanseverliğini para için terennüm etmek ona ters geliyordu. Bu yüzden açılan yarışmaya katılmadı. Yarışmaya yüzlerce şiir gelmesine rağmen bunların hiçbiri beğenilmedi. Zamanın Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver istenilen marşın yazılamadığı kanaatindeydi. Ona göre bu marşı ancak M.Âkif yazabilirdi. Para ödülünün kaldırıldığını söyleyerek marşı yazmasını rica etti. 724 eser arasından seçilen 7 şiir Büyük Millet Meclisi’nde okundu ve Âkif’in şiiri arka arkaya üç defa okunarak kabul edildi. Burada İstiklâl Marşı’nın belirtilmesi gereken bir yönü de gerek söz, gerekse şiir kalitesi bakımından yeryüzündeki millî marşların hiçbiriyle ölçülemeyecek kadar üstün ve zengin mânalı bir şiir olmasıdır. Bu marş, Türk milleti gibi dünyaya hâkim olmuş bir milletin bir gün istiklâlini kurtarmak zorunda kalışındaki çelişkiyi de dile getirmektedir. Mehmet Âkif, bütün şiirlerinde sosyal konulara yer veren, söylediklerini gerçekten duyan bir şairdir. İstiklâl Savaşı’na katılanların duygu ve inançlarına bizzat sahip olduğu için onlara en iyi şekilde tercüman olmuştur. Doğacaktır sana vadettiği günler Hakk’ın Kim bilir beliki yarın belki yarından da yakın mısraları gelecekten ümidini kesmediğini ve Allah’ın Türk milletine göstereceği mutlu günlere olan inancını gösterir. Bu mısralarda ifade edilen inanç sayesinde askerin morali yükselmiş ve zaferin kazanılmasında katkısı büyük olmuştur.
    
Ey TÜRK ! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir?
    
BU VATAN BİZİM ONCA ŞEHİT VERDİK HER BİR KARIŞ TOPRAĞINA
PABUÇ BIRAKMAYIZ 3-5 ÇAPULCUYA
SEN RAHAT UYU ŞEHİDİM
KİRLİ EL DEĞDİRMEYİZ SENİN KANINLA SULANMIŞ VATANIMA
ŞANLI TÜRK BAYRAĞIMA!!!!!!!!!!!!
ece mavi (yukarıdaki dörtlük tamamen bana aittir)
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
| |